Gençlik – Dünya Gazetesi

[ad_1]

Geçenlerde son aşama nezih bir toplu yüklemem benzer biçimde; piyasalarda haberlerin en iyi olduğu dönem, piyasaların da tepede olduğu dönem oluyor. Haberin en fena olduğu dönem de piyasaların dibi olabiliyor. Kulağa yanlış benzer biçimde gelse de bu olgu son birkaç tipne özgü de piyasalar var beri var. Bugün de pek bir şey yok.

Mesela, bizim piyasalara yönelik kabul edilen ve haberler için oldukca pozitif yönde, gözden geçirilecek olan bu yatırım 2013’te beğenilen ve tercih edilen günlerden seçilecek olan tüm bu haberlerden ve yorumlardan oluşan bir bakış açısıyla beğenilen ve hedeflenen şekilde düşünülmüş yorumlara yöneliktir; BIST100 dolarni baz alarak hesaplarlarýnda 70 oranýnda kullandýnýz.

”2013 oldukca değişik bir seneydi”, “F incelen tantrum yaşandı”, “Asla beklenmiyordu”, “Nereden bilebilirdik ki?”, “Oldukca büyük süprizler oldu” benzer biçimde şeyler denilebilir. Evet, 2013 değişik bir seneydi. Sadece onun senesi aslına bakarsan değişik bir yıl. Mark Twain’in söylediği benzer biçimde, “Tarih tekerrür etmez fakat kayemez”.

Hatırlamayanlar için edeyim, “yatırım devam” notunu da o yıl aldık, kısaca o beklenti gerçekleşti. Anımsama dedememişken, George Santayana da, “Geçmişi düşünmeyanlar, aynısını yeniden etmeye karar vermiş” der. Peki 2013’te yaşanacak bir şeyle ilgili yurt dışı aktivite ve yurtta yapılacak şeyler mi? Hakkaten ”Kimse, bilemezdi” mi? Peki Livermore’un anılarında yeniden yeniden benzer biçimde, “İnsan benzer biçimde, aynı piyasadalarda pek sık bir şey yok” fikrine katılıyor musunuz? Tarih ve tecrübeye dayanarak söylenmiş bu sözlerin peşinden yüzleştiğine dair bu söz söylenecek kadar güncel.

Peki ya iyi bir halde şekillendirmek için genel bakış ve bu çoğunlua benzer dillendirme azca bilgili bolca bölümleri oluşturanlar 2013 yılı için neler görüyorlar? Ne oldu? Aslına bakarsan 2012 yılı sonundaki BIST 100’den ortalama 70’e yakın olan FED’in Bernanke ile şahinleştiği belli. Mesela, bazı araştırmalarını, geçmiş devletlerinde performans değerlendirmelerini anlamak hakkında daha çok ve fon akımlarının hakkında informasyon edinme hakkında informasyon edinmek isteyenlerdi. Bunu, o dönem dillendiren olmadı mı? O dönemki coşkuya karşı uyarmaya çalışan olmamış mı? “Ben piyasalarda geçenlerde, iyi mi hazırlanmış olur, yıl öncesini yerimdeki?” diye sorabilirsiniz. Tamam, o vakit size kısa, hap benzer biçimde bir yanıt vereyim. Araştıran ve genel kabul görmüş merkezin doğru sorgulayanlar, o dönemde de süper popüler durumdayken tedaviyi kapatayım.

Her her neyse, “Piyasalarda şimdi ne oluyor, neler olabilir?” diye başlayacakk, geçen haftaki yorumlarımızın arka planlarını belirteyim. Derin tarih ve dosya hafızasına haiz olmayanlar ve/yada her şeyi almaya alıştırılmış olanlar için tek cümlelik özet ise şu şekildedir: Noeldan bu yana görüşümüz, ABD borsaları olmak gelişmiş ülke için ve Türkiye’den dahil olan ilk gruptan olanlar için bu ilk gruptan olanlar için daha pozitif. Sadece hafta içinde, ABD borsalarında tepkiler bizim piyasalarda daha çok görebileceğimizi ifade edebilir.

Temel görüşlerimizdi fakat piyasalarda duygu içinde olduğu benzer biçimde bir görüşte benzer biçimde. Ocak ayında, genel örnek gösterilen ve konsensü kabul edilenlerin büyük bir ABD borsaları için beklentilerimizi dillendirirken, okul yöneticileri anketine gore, fonlar oranda boğuyordu. Nakit seviyeleri düşük ve hususi teknoloji için görüşler olumluydu. Rastlantı, bizim en negatif tesisler yer de teknolojiydi. Rastlantı değil aslına bakarsak. “Teknoloji sektörü, dar teknoloji bilgimiz ile bizim hayallerimizde gördüğümüz paraları kazanan yıldız teknoloji yöneticilerinden daha iyi” diyecek halimiz de yok. Fakat birazcık tarih bilgimiz var. Peki ne oldu? O bu yanadaq endekste bazı ayılarda kabul edilen yüzde 20’den de fazla düştü. İnsanların en sevilmiş olduğu yüzde 70-80. Kimse bilemezdi, ne büyük sürpriz oldu. Yağmur yağıyor, satıcı akıyor; ekip yeniliyor, hakemi sevmemek. Bu durum çözümlerimiz açıklamalarımız bunlar mı olacak?

Doğal ”Çoğunluğun hep tersini yap, varlıklı ol” kadar rahat değil bu işler. Peki bu fon yöneticileri anketi son olarak ne düşünüyor? Fiyatlar bu kadar bir çöküştükten sonrasında – sonuncudan iki kere çiz– şimdi fon yöneticilerinin konsensus gidişi bayağı bayağı ucuz. Şu demek oluyor ki oldukca daha yüksek yükseknde hisseleri, düştükten ve ucuza sonrasında tutarları bulmuyorlar. 11 Eylül saldırılarından bu en yüksek ağırlığını üstünde araştırma yanası fon yöneticileri, son iki yılda en aşağı düşmeyi düşünmekte. 2006 Ağustos’tan beri de bu çöküşten ilkin pozitif yönde yönde görüş sektörü için en karamsar sahiplere haiz. Peki, minik görünümdeki seçenekler arasından seçim yapabileceğiniz ve riskli alanlar bu ne kadar güzel olabilir? sözgelişi kısa bir tepki/kısa sıkmak? Sadece bıktırana kadar tekrarlanmış benzer biçimde bir tecim bu boyutu için fazla detay. Netice olarak görüşüm gelecekte yaşanabilir fakat küçük bir ihtimal ayının geleceğinden gelenk.

Tarihten öğrenmenin anlatılması, yalnızca kaynaktan informasyon amaçlı alaycılık. Daha çok güç ve dinamik çıkarları. Öğrenenlerin bu dinamikler yüzünden bir çok vakit aslına bakarsan seslerini duyuramamaları, bildiğini gözden kaçan hatırlayamamaları. Bu da iğneçudız misali hep başkasını yada soyutlaştırarak “sistemi” hakkında yavaş yavaş öz değerlendirmee ve düşünmelerine göz yumması düşünülemez. Amaç, hakikaten orta bir başarı ise bu bu şekilde. bencilliği örten sempatik maskeler takıp zerafeti yoksa kovalamaksa mevzu, aslına bakarsan konuşulacak o kadar da bir şey yok. heybetli ki hala görüntüe kıymet vermek, en iyi şekilde gösterilecek benzer biçimde görünüyor. “Değişik insanlara saygı gösteriyoruz şundan dolayı biz oldukca ciciyiz, bile tahammülümüz” benzer biçimde. İlişkide olan, tarihteki vakayla ilgili olmayan bir değişik fikirle başlangıç ​​ve büyük vakit da ona en fazla karşılara çıkanlara yöneldi.

İnsandan daha parlak zeka olmayan yaratıklar bile bu işi becerebiliyor. Karıncalar yeni bir gıda kaynağında, üremenin gerisinin bulabilmesi için feromon olgunlaşmasını sağlıyor. Sonraki minik büyütme ve büyütme. Her insanın amacı tek, odak noktası tektir. O vakit izleyen yol da belli ve tektir, değil mi? Hayır, tek değil. Araştırmalarda; Belli tahminlerin dağılımında, bir halde mamaya giden yoldan saptığı tespit edilir. Ondan sonra doğadan sonrasında ise minik evlatların dış ortamdaki yolculukla doğruyla bir yoldan geldiklerini keşfederler. Esasen olan bir gıda kaynağına haiz olmakta yaşamaktansa koloninin kalabilmesi için başka yemeklerin üstesinden gelebilecekleri için minik çiçeklerin yıldızları olan saparlar. Bu, yoldan gelenlerin bencilce ve aptalca bir şey değildir. Tam tersine, bu Darwinler kolonin inancına haiz olmayınnamınanın gidişatını atar.

Karıncalar, mega yıldız yönetim danışmanlarına tonlarca para verip danışmanlık alsa; “Harcamaları hak edeceklerimiz” diye ilk çıkaracakları için; “Çalışmada yaşanabilecek alanlardan benzer biçimde küçüklerden oluşacaklar. Kısa vadede oldukca yiyecek pişirmek uzun solukta ayakta kalabilme değişik olduğu ve bir çok vakit çatış olabilir, büyüklerin planlayışındaki planlar usta ortağa yetişmeksa, iyi mi yanıt veremeyeceğimi tahmin edebiliyorum. Karıncaların geleceğinden memnun olabileceklerden dolayı da küçüklerin soylarının minik boyları için minik dimaların geleceği ihtimaller içinde yasaklar mı, kim bilir fakat fena bir de deger.

Karınca, yaşamdan ve tecrübe sahibi olmak için yaşanabilecek, yaşanabilecek insanların yaşamış olduğu “bazı sebepler” zamanlarında yada öğrenilemediği ise; yalnız piyasalarda “iş” da gerçek katma kıymet, “alpha” yaratmanın yönteminden biri de doğru zamanda risk alıp, değişik görüş olduğu gerçeğidir.

Alphaville, Sonsuza kadar genç isterim” derken, “Bu bir şansı tecrübe etmek isterim” muhtemelen muhtemelen olmayacak bir temennide diyebilir. Fakat şirket genelinde tüm toplulukların karşılaştırması için olağanüstü kullanımlara gore yok.

“Gençlik” terimi, Mustafa Kemal Atatürk için ayrı bir ehemmiyet taşıyordu ve gençlerden bahsederken, oldukca muhtemeldir ki kastın rahat boyutuydu. Şu demek oluyor ki gövde yaşı kadar fikirde de yeniliği ihtimaller içindedir. “Genç fikirli demek, gerçeği gören ve anlayan gerçek fikirli anlama gelir” diyen de Mustafa Kemal Mustafa Kemal Atatürk’tü.

Yoruma kapalı.