SON DAKİKA HABERİ: İbrahim Kalın NTV’de – Son Dakika Türkiye Haberleri

Son dakika haberi! Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, NTV yayınında dış siyaset gündemine ilişkin soruları yanıtladı. 

Sözcü Kalın’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyleki;

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Rusya lideri Putin ve Ukrayna lideri Zelenski ile görüşecek.

TÜRKİYE YÜZYILI NE ANLAMA GELİYOR?

“Türkiye Yüzyılı” 21. yüzyılda Türkiye’nin kendini dünya sisteminde iyi mi konumlandırdığı ve gitmek istediği yeri ifade ediyor. 15-20 yıl öncesine kadar İHA-SİHA teknolojisinde dışa bağımlı bir ülkeydik. Şimdi Türkiye, dünyaya İHA ve SİHA satan ve bunun da ötesinde bu değişen teknolojinin standardını belirleyen ülke haline geldi. Birçok ülke bizlerden İHA ve SİHA satın almak istiyor. Bir tek kullanmak için değil teknolojiyi de geçirme etmek için.

Türkiye dünyanın fazlaca ciddi otomotiv merkezlerinden bir tanesi. Biz bunun bilincinde değiliz fakat dünyanın tüm büyük otomotiv markaları otomasyonlarını Türkiye’de yapıyor. Tüm bunların üstüne biz kendi aracımızı, Togg’u ürettik. Daha şimdiden Togg’un internasyonal bayiliğini almak için meydana getirilen onlarca müracaat var. TANAP ve TürkAkım boru hatları Türkiye’yi enerjinin mühim bir deposu haline getirdi. Önümüzdeki 10-15 senelik perspektifle baktığınız süre Türkiye adeta kendini bugünlere ve yarınlara hazırlayan adımları atmaya devam ediyor. Bu bizi önümüzdeki 10-20 senelik vadeler içinde dünya sistemi içinde fazlaca daha kuvvetli, avantajlı noktaya getirecek. Dışa bağımlığımızı azaltacak.

ŞAM’LA YAPILAN ÜST DÜZEY GÖRÜŞME

Bu doğal olarak ilk toplantıydı, bunların devamı gelecek. Biz baştan beri bu krizin daha çok derinleşmiş savaşla değil, sadece görüşme kanalıyla BM parametreleri çerçevesinde çözüleceğini söyledik. Fakat rejim ayak diredi. Çeşitli bahanlerle Anayasa sürecini sabote etti, Astana sürecini tıkadı, Cenevre süreci adeta buharlaşmış oldu. Bizim temel kaygımız, savaşın devam etmemesi ve Suriye kaynaklı terör saldırılarının Türkiye’ye tehdit oluşturmaması ve insani krizin derinleşmemesi. Bu üç başlık açısından bakmış olduğunuzda bizim perspektifimiz hala aynı, değişmedi. Harekatlarımız olmasaydı, bölgede terör koridoru kurulacaktı. Suriye terör örgütlerinden temizlenmeli ve sığınmacılar için güvenli geri dönüş sağlanmalı. Suriye ile görüşmenin buraya yapacağı katkı bizim için mühim. Aslına bakarsanız kalkış noktamız da bu. Burada Türkiye’nin güvenlik kaygıları nedir. PKK’nın oradaki mevcudiyetidir, adı SDG olmuş,YPG/PYD olmuş önemi yok. Türk askeri orada olduğundan PKK devletinin kurulması önlendi. Biz o saptamayı yapmasaydık PKK orada Irak sınırından Akdeniz’e kadar bir terör koridoru haline getirecek, devlet, devletçik şeklinde bir şey duyuru edecekti. Bunu da Amerikan bayrakları altında yapacaktı. Bizim Suriye Kürtleriyle hiçbir sorunumuz yok. PKK’lı olmayan Kürtler, en büyük acıyı onlar çekiyor. PKK/YPG’nin tehdidinin ortadan kaldırılması Suriye’nin toprak bütünlüğü açısından da dirimsel öneme haizdir. İkincisi, mültecilerin BM parametreleri çerçevesinde ülkelerine güvenli, onurlu ve gönüllü bir halde dönmelerini sağlayacak yerin Suriye tarafında hazırlanması ve bununla ilgili bazı güvenceler verilmesi.

SURİYE REJİMİ ADIM ATAMAYA HAZIR MI?

O yönde bir pozitif yönde işaret var. 28 Aralık’ta pozitif yönde bir görüşme oldu . Pozitif işaretler, mesajlar alındı. Biz orada bir ucu belli olmayan bir sürecin içine giremeyiz. Biz mültecilerin geri dönüşü ve yerlerinden edilmiş Suriyelilerin insani bir işlem görmesi için de rejimin atacağı adımları da görmek istiyoruz. Doğal ilk görüşmede hepsinini karara bağlanması beklenemez, bu bir süreç. 11 yıl sonrasında ilk kere bu mevzularla ilgili bir temas kurduk. Bunun hayırlı neticeler vermesi rejimin bundan sonrasında atacağı adımlara, taşımış olduğu niyete ve haiz olduğu bir perspektife bağlı. Doğal ilk görüşmede hepsinin karara bağlanması beklenemez, bu bir süreç. Eğer bu tarz şeyleri bizim iyi niyetimizle birleştirip kararlılığa dönüştürürse biz bu iki mevzuda, terörle savaşım ve sığınmacılar mevzusunda kolaylıkla adım atabiliriz.

ERDOĞAN-ESAD GÖRÜŞECEK Mİ?

Bununla ilgili belirlenmiş bir takvim yok. Ilk olarak bir ihtimal müdafa bakanı, haber alma başkanımızın yapmış olduğu toplantının takip edeni ve devamı mahiyetinde toplantılar olabilir. Dışişleri bakanımızın toplantısı olacak fakat takvimi belli değil. Gelecek aylarda bu alanda yeni toplantılar, görüşmeler olabilir. Görüşmelerin cumhurbaşkanları düzeyine çıkması için hemen hemen daha yapılması ihtiyaç duyulan fazlaca şey var. Bugünden bir şey söyleyeyem, önümüzdeki üç ay içinde mi olur, altı ay içinde mi olur, olur mu olmaz mı… Şu anda bunu söylermek için erken, sürecin seyrine bağlı.

Suriyeli muhalifleri baştan beri destekledik, desteklemeye de devam ediyoruz. Muhalif derken, Suriye halkının bir parçası bulunduğunu ve Suriye’nin geleceğinde kilit rol oynayacak erkek oyuncular bulunduğunu hatırlatalım. Buradan negatif bir anlam çıkmamalı.

MISIR’LA NORMALLEŞME HANGİ AŞAMADA?

Katar’daki ek sıkışma 1,5 senelik sürecin sonunda oldu.

İRAN’DA YAŞANAN GÖSTERİLER

Yaşananlar üzüntü ve kaygı verici.

İSVEÇ-FİNLANDİYA’NIN NATO ÜYELİĞİ

İki ülkenin de iyi niyetleri var.

İSRAİL’LE NORMALLEŞME SÜRECİ

Yeni hükümetin yerleşim politikasından kaygı duyuyorum.

Son dakika gelişmesinin ayrıntıları birazdan ntv.com.tr’de…

Yoruma kapalı.