Uzmanı uyardı: ‘Amansız elli’ soğukları geliyor!

Aralık ayı geride kaldı, ocak ayının da ilk haftası bitti sadece yurdun birçok bölümünde yazdan kalma günler yaşanıyor. Sadece uzmanlara nazaran kara kış kapıda… Eskilerin ‘amansız elli’ söylediği soğukların uzun süre devam edeceği belirtiliyor.

Gelecek günlerde hızla soğuması beklenen havayla beraber Türkiye için ‘kara kış’ kapıda değerlendirmesi yapılmış oldu.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Gösterim Kurulu Başkanı Ahmet Köse, halk içinde “kara kış” olarak malum, eskilerin “amansız elli” adını verdikleri soğuk havalara ilişkin açıklamalarda bulunmuş oldu.
Havanın gelecek günlerde hızla soğuyacağını ve “kara kış”ın yaşanacağını belirten Köse, soğuğa karşı önlemli olunması uyarısında bulunmuş oldu.
Köse, başladığı günden itibaren sertliği artacak bu havaların, adını “amansız” kelimesinden aldığına dikkati çekerek, “Amansız kelimesi mana olarak ‘aman vermez, acımasız, cana kıyıcı, hoşgörüsüz, gaddar, zalim’ olarak geçmektedir. Anlamından da anlaşılacağı suretiyle bu soğuklar, uzun soluklu 50 gün sürdüğü ve aman vermediği için atalarımız bu adı vermişlerdir.” diye konuştu.
Düzgüsel şartlarda söz mevzusu soğukların 4 Ocak’ta başladığını fakat bu yıl tarihlerin “omega blokajı” sebebiyle yaşanmış olan yüksek basınçtan etkilendiğini özetleyen Köse, “Bu yıl amansız elli soğukları yurdumuzda yedi gün sapmayla 11 Ocak’tan itibaren yaşanmaya başlamış olacak. Soğukların aralıksız devam etmesi yüzünden, bu günlere ‘amansız elli’ denmiştir. 10 gün kara kışın sonunda, 31 gün zemheride, 9 gün gücüğün başlangıcında, toplam 50 gündür.” dedi.
Öteki dönemlerde yaşanmış olan soğukların genel anlamda fırtınayla beraber birkaç gün yada hafta devam edip, yerini ılık havaya bıraktığını aktaran Köse, “amansız elli” soğuklarının ise fazlaca daha uzun sürdüğünü, şiddetli ve sert geçtiğini açıkladı.
ABD, Japonya, Filipinler, Meksika şeklinde okyanusa kıyısı bulunan ülkelerde görülen tayfunlara değişik adların verildiğine işaret eden Köse, o ülkelerde bu adların her yıl değiştiğine değinerek şunları kaydetti:
“Tayfunlara isim verme fikri fazlaca eskilere dayanmıyor. İlk olarak 19. yüzyılın sonlarına doğru Avustralyalı bir meteorolog, tayfunlara hanım adları vermeye başladı. Bu fikri benimseyen ABD Ulusal Tayfun Merkezi, 1953 yılından itibaren uygulamayı resmen yürürlüğe koydu.
Atalarımız ise uzun seneler yaptıkları gözlemler ile sayılı fırtına ve günlere hafızalarda duracak, o fırtınayı nitelendiren adlar vermişlerdir. Mesela eylül ayının son haftasında kestanelerin ağaçtan dökülmesine niçin olduğundan ‘kestane karası fırtınası’ adını vermişlerdir. Zira kestane dikenli bir meyvedir, toplaması zor ve zahmetlidir. Eylülün son haftası genel anlamda Balkanlar üstünden gelen soğuk hava ve fırtına ile beraber ani ısı düşüşünün arkasından dökülen kestaneler sebebiyle ‘kestane karası fırtınası’ adını almıştır. Benzer durum, amansız elli için de geçerlidir.”
Köse, eski kuşaklarda “Güzün yağmur fazlaca yağarsa kış uzun geçer” inanışının hakim bulunduğunu dile getirerek, “Atalarımızın bu tahminine nazaran, geçen sonbahar neredeyse yağmur yağmadı. Bu durumda bu kış kısa sürecek. Bu tahmini bir yere not alıp, tutup tutmayacağını hep beraber yaşayarak görelim.” ifadesini kullandı.

Yoruma kapalı.