Kalp Sağlığını Etkileyen Alışkanlıklar
Günlük yaşamda farkında olmadan yaptığımız bazı davranışlar, kalp sağlığımız üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şahin Şenay, kalp hastalıklarının genellikle yıllar içinde biriken küçük risklerin sonucunda ortaya çıktığını vurguluyor. Çoğu insan, “Bunca yıl hiçbir şikayetim yoktu” diyerek kalp sorunlarıyla karşılaştığında, aslında kalbinin yıllarca maruz kaldığı riskleri göz ardı edebiliyor.
Beslenme Alışkanlıkları
Beslenme, kalp sağlığını etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Günlük hayatımızda sıkça tükettiğimiz rafine karbonhidratlar ve ultra-işlenmiş gıdalar, kan şekerinde ani dalgalanmalara neden olur. Bu durum, uzun vadede kalp damar hastalığı riskini artırır. Ayrıca, intermittant fasting (aralıklı oruç) gibi diyet modellerinin sadece kalori alımını azaltmakla kalmayıp, beslenme kalitesini de artırması gerektiği unutulmamalıdır.
Tuz Tüketimi ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Tuz tüketimi, çoğu zaman göz ardı edilen bir diğer tehlikedir. Sofradaki tuzluğu kaldırmak, sorunu çözmez; çünkü çoğu günlük tuz, işlenmiş gıdalardan gelir. Günlük tuz alımının 5 gramı geçmemesi önerilirken, toplumda bu miktar neredeyse iki katına çıkmaktadır. Bu durum, kalp sağlığını olumsuz etkileyebilir.
Genç Yaşta Kalp Hastalıkları
Bir diğer yaygın yanılgı ise “Ben gencim, bana bir şey olmaz” düşüncesidir. Kalp hastalıkları genellikle ilerleyen yaşlarda kendini gösterse de, genç yaşlarda yapılan hatalar da risk oluşturur. Sigara içmek, hareketsizlik ve kötü beslenme gibi etkenler, genç bireylerde bile kalp sağlığını tehdit edebilir.
Hareketsizlik ve Sağlık Üzerindeki Etkisi
Düzenli spor yapmak elbette önemlidir. Ancak günün büyük bölümünü oturarak geçirmek, yapılan egzersizin faydasını azaltır. Uzun süreli hareketsizlik, kalp damar hastalığı riskini artıran bir faktördür. Bu nedenle, haftada en az 150-300 dakika orta şiddette fiziksel aktivite yapmak önerilmektedir.
Check-Up Kontrollerinin Önemi
“Bir şikayetim yok, check-up’a gerek yok” düşüncesi de yanlıştır. Kalp hastalıkları, uzun süre belirti vermeden ilerleyebilir. Bu nedenle, erken dönemde kişisel risklere göre check-up kontrolleri yapılması önemlidir. Özellikle aile öyküsü olan bireylerin daha dikkatli olması gerekmektedir.
Sonuç olarak, kalp sağlığı, günlük küçük tercihlerle şekillenir. Yediklerimiz, ne kadar hareket ettiğimiz ve çevremiz, gelecekteki kalp riskimizi belirler. Doğru alışkanlıklarla sağlıklı bir yaşam sürmek mümkündür. Daha fazla bilgi için sirketilan.com adresini ziyaret edebilirsiniz.
